Tag Archives: isim değiştirme davası ücreti

ASİMİLASYON AMAÇLI İSİM DEĞİŞTİRME DAVASI

İsim değiştirme davaları ülkemizde safiyane davalar olarak açılıp kişinin memnuniyetsizliğini gidermek amacıyla devam ettirilirken dünyada bir asimilasyon politikasına yardım olarak kullanıldığı dönemler olmuştur. Bulgaristan bunun en yeni örneklerinden biridir.

Bulgaristan’da komünizm döneminde 1984-1989 yılları arasında ülkedeki Müslüman ve Türklere karşı uygulanan zorla isim değiştirme kampanyası ile ilgili dava açılmıştır. Bu davada 1984-1989 yılları arasından ülkede yaşayan Müslüman Türklerin isimlerini zorla değiştiren Devlet Başkanı Todor Jivkov ve İçişleri Bakanı Dimitar Stoyanov yargılanmaktaydı. Ancak delillerin toplanamaması nedeniyle dava zamanaşımına uğramıştır.

Bulgaristan Cumhuriyet Başsavcı Yardımcısı Valeri Pırvanov, Meclis İnsan Hakları ve Din İşleri Komisyonu toplantısına katılarak, davanın son durumu hakkında bilgi vermiş ve zamanaşımının ihmal nedeniyle ortaya çıktığını belirtmişti. Aynı konuda 1990 yılından beri iki kez dava açıldığını belirten Pırvanov, bu davaların dosyalarının tanık ifadelerinin eksikliği nedeniyle tamamlanamadığını kaydetti. Pırvanov, isim değiştirme kampanyası ile ilgili son davanın da adli soruşturma süresinin sona erdiğini vurgulayarak, “Davanın zaman aşımına ihmal nedeniyle uğradı. Asimilasyon kampanyası mağduru olan ve şu anda Türkiye’de yaşayan 126 kişinin ifadelerinin alınması gerekiyordu. Bu ifadeler alınamadığı için davayı sonuçlandıramadık” dedi. Pırvanov, söz konusu 126 mağdurun ifadelerinde yeni deliller ve suçlar bulunabileceği, bu durumda zorla isim değiştirme kampanyası ile ilgili yeni bir dava dosyası daha açılabileceğini söyledi. Bulgaristan’da komünizm döneminde Türk ve Müslümanlara karşı başlatılan zorla isim değiştirme kampanyası ile ilgili ilk dava 1991 yılında komünizm dönemi Devlet Başkanı Todor Jivkov ve İçişleri Bakanı Dimitar Stoyanov’a karşı açılmıştı. Ancak bu dava, sanıkların ölümü üzerine sonuçlandırılamamıştı.

Yorum yapın

Filed under aile hukuku, hukuk, isim değiştirme, isim değiştirme avukatı, oyisim değiştirme avukatı, soyisim değiştirme, soyisim değiştirme avukatı

İSMİNİZ ASLA KADERİNİZ DEĞİLDİR

Dedenizin veya babaannenizin ismini veya babanızın okurken etkilendiği bir romandaki karakterin adını ömrünüz boyunca taşımak zorunda değilsiniz.

Ailenizin sizin için belki çok da üzerinde durmadan seçtiği isim, özel yaşantınızı ve iş hayatınızı olumsuz yönde etkileyebilir ve yine toplumdaki konumunuzun belirlenmesinde negatif bir etken olabilir veya isminizden hiç de hoşnut değilsinizdir.

Medeni Kanun’un 27. maddesinde adın yalnızca haklı sebeplerin varlığı halinde değiştirilebileceği kabul edilmiştir. Bu nedenle adını değiştirmek isteyen kimsenin haklı bir sebep ileri sürmesi gerekmektedir.

Adın değiştirilmesindeki haklı sebepler sınırlı olmamakla birlikte genellikle üç gruba ayrılır;

Kişisel sebepler ; Adın, gülünç, çirkin yada kişinin ilerlemesine engel olacak nitelikte bulunması, karışıklık yaratması, kolay algılanamaması, işlemlerde sorun  yaratması v.s.

Aile ilişkilerinden doğan sebepler ; Bu sebepler genellikle soyadının değiştirilmesinde söz konusu olur. Soyadının değiştirilmesiyle, kişi ile bağlı bulunduğu aile arasındaki (ad yönünden olan ) bağ kopacağı için hakim haklı sebebin varlığının tespitinde çok dikkatli davranır.

Ticari faaliyete ilişkin sebepler ; Bir kimsenin adının ticari faaliyetini etkilemesi de, değiştirilmesi için haklı sebep olabilir. Bunun aksine, kişinin soyadının değişmesi onun ticari faaliyetini olumsuz etkileyecekse, eski soyadını kullanmaya devam etmeyi istemesi haklı sebep sayılmalıdır. Örneğin ticaret hayatında kocasının soyadı ile tanınan kadının, boşanmadan sonra da eski soyadını taşımaya devam etmek istemesi, haklı sebeptir.

Yukarıda sayılan gruplara girmese bile, adın değiştirilmesini haklı gösterecek başka sebepler de mevcuttur. Bunun tespiti bir avukat vasıtası ile de yapılabilir.

Adın değiştirilmesi sadece dava yoluyla mümkündür. Adın değiştirilmesini isteme hakkı kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğu için hak sahibi ya da avukatı aracılığı ile ileri sürülmesi gerekir.

Ergin, ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan kişiler adlarının değiştirilmesini isteme hakkına sahiptirler. Diğer durumlarda da haklı bir çıkarın bulunması halinde kanuni temsilciler bizzat ya da avukat vasıtası ile adını değiştirmek isteyen adına dava açabilirler.

Mahkemenin adın değiştirilmesine ilişkin kararı, ilgilinin nüfus kütüğüne kayıt edilir ve ayrıca ilan olunur. Adın değişmesi kişinin kişisel durumunu etkilemez. Yani kişinin sadece adı değişir diğer kişisel durumlarında bir değişiklik olmaz.

Dava ile ilgili süreç mahkemelerdeki yoğunluğa göre farklılık göstermektedir. Ancak işlemlerin avukat tarafından takip edilmesi oldukça yararınıza olacaktır.

Yorum yapın

Filed under aile hukuku, hukuk, isim değiştirme, isim değiştirme avukatı, soyisim değiştirme, soyisim değiştirme avukatı

ÇOCUĞUN İSMİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ

Bir çocuğun isminin değiştirilmesi ancak mahkeme kararı ile mümkündür. Küçük adına isim değişikliği talep hakkı yasal velayete sahip kimselerdedir. Bunlarda genel olarak çocuğun annesi veya babasıdır. Çocukla alakalı soybağı veya velayete ilişkin bir çelişki sözkonusu ise isim değişikliğini talep edecek tarafın öncelikle bu çelişkileri gidermesi gerekmetedir. Zira henüz velayet hakkına sahip olmayan kişiler çocuk adına talepte bulunamazlar.

Çocuğun adının değiştirilmesi talebi ile yazım hatalarına ilişkin hataları giderme davaları birbirinden farklıdır. Bu nedenle yazım hatalarına ilişkin talepler isim değişikliği talebinden ayrı ve ayrıca ileri sürülürler.

Çocuğun isminin değiştirilmesi için velayet hakkına sahip olan tarafın, çocuk adına ikametinin bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine başvurması gerekmektedir. Eğer anne ve babanın evliliği devam ediyorsa bu defa birlikte velayet söz konusu olur ve anne-babanın davayı birlikte açmaları gerekmektedir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 27. maddesine göre adın değiştirilmesi ancak haklı sebeple mümkündür. Bu esas çocukların isminin değiştirilmesi içinde geçerlidir. Haklı bir neden dayanmak kaydıyla çocuğun ismi değiştirilebilir. Burada haklı neden çocuğun ve ailenin bulunduğu sosyo-ekonomik statüye göre değişmektedir. Yani hakim her bir olayı içinde bulunduğu koşullara göre incelemek ve gerekli kararı vermek zorundadır. İsim değişikliği talebinin hakim tarafından çocuğun menfaatlerine aykırı olması, ihtimal dahilinde görülürse bu defa isim değişikliği talebi reddedilir. Ebeveynlerin çocuğun ismi hususunda anlaşamamaları durumunda hakim çocuğun menfaatleri doğrultusunda gerekli kararı verecektir. Ancak çocuğa milli kültüre, örf ve adete aykırı isim konulamaz.

Çocuğun isim değişikliğine ilişkin mahkeme kararı alınıp yasal prosedür doğrultusunda gazete ilanı yapıldıktan sonra gerekçeli kararın bir örneği nüfus müdürlüğüne gönderilerek çocuğun isminin değiştirilmesi sağlanır. Ayrıca çocuğa ait pasaport, sosyal güvenlik ve sigorta vb. kayıtlarda gerekli değişikliklerin yapılması için kararın onaylı bir kopyası ilgili yerlere sunulabilir.

30 Mart 2012 tarihinde önce isim değişikliğine ilişkin bir şahıs ancak bir defa dava açabilmekteydi. Bu husus annesi babası tarafından ismi değiştirilen çocukların bir daha bu davayı açamamalarına yol açmaktaydı. Buna ilişkin Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 36/1-b maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi. Bu iptalin ardından artık bir şahıs birden fazla defa haklı neden olmak kaydıyla isim değişikliği davası açabilir. Bu durum küçük yaşta isim değişikliği yapılan kişilerin tekrar dava açabilmelerine imkan sağlamaktadır.

Yorum yapın

Filed under aile hukuku, hukuk, isim değiştirme, isim değiştirme avukatı, soyisim değiştirme, soyisim değiştirme avukatı

ÇOCUĞUN İSMİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ ÖRNEĞİ

Ebru Şallı 7 ay önce dünyaya getirdiği ve adını Berk koyduğu oğlunun isminin “Pars” olması için dava açtı.

Gerekçe olarak da “Sanal alemde ‘Bebek Pars’ olarak yazıldığında 45 bin sayfa açılıyor. Oğlumuzun geleceğini düşünüyoruz” denildi.

Harun Tan’la evli olan ünlü manken Ebru Şallı 7 yıl sonra ikinci kez anne olmanın mutluluğunu yaşıyor. 7 ay önce ikinci oğlunu dünyaya getiren Şallı bebeklerine Berk adını koydu. Ancak çift daha sonra karar değiştirdi. Özellikle baba Harun Tan oğlunun isminin Pars olmasını istedi. Çift isim değişikliği için mahkemeye başvurdu ve nüfusa “Berk” olarak geçen ismi “Pars” olarak değiştirmek için Nüfus Müdürlüğü aleyhine dava açtı.

Beyoğlu Asliye Hukuk Mahkemesinde görülecek dava hakkında çiftin avukattan ilginç bir gerekçe sundu. Dilekçede şu ifadeler yer aldı: “Müvekkillerimiz Harun Tan ve Ebru Şallı Türkiye çapında gerek medyada gerekse ticari faaliyette ve meslek statüsünde tanınmış kişilerdir. Dava itibarıyla 7 aylık bir erkek çocuğu dünyaya gelmiştir. Doğumdan bir hafta sonra müvekkiller aile büyükleri istekleriyle çocuğa ‘Berk ismini koymuştur. Ancak aile ve yakınları çocuğa ‘Pars’ diye çağırmaktadır.

Hatta aile arasında çocuğu bu isimle çağırınca tepki veriyor. Bugün itibarıyla sanal alemde ‘Bebek Pars’ diye yazıldığı zaman 45 bin sayfa açılmaktadır. Bebeğin nüfus kaydında ve nüfus cüzdanında yazılı olarak ‘Berk isminin ‘Pars’ olarak değiştirilmesini istiyoruz. Aksi takdirde gelecekte çocuğun eğitimi ve yaşamı açısından sorunlar olacaktır. Kaldı ki ortaya çıkan bu farklılık sebebiyle çocuğun sosyal çevresi bakımından idari alanlarında büyük kargaşalara yol açacak.”

Asil ve daha orijinal isim

Unlü manken Ebru Şallı, bir röportajında bebeğin ismini önce “Berk” koyduklarını, ancak kimliği çıktıktan sonra “Pars”ta karar kıldıklarını söyledi. Şallı şöyle konuşmuştu:

“İsim konusunda epey kararsız kalmıştık. Ben ‘Berk’ demiştim ama sonra Harun ‘Pars’ olmasını istedi. Pars bence de daha orijinal ve çok asil bir isim. Zaten kulağına da ‘Pars’ dye okuduk. Doğumdan iki gün sonra nüfus cüzdanı şimdi mahkemeye başvurup ismini değiştireceğiz.” Şallı ve Tan çifti 7 yaşındaki oğulları Beren’in adını ise çok beğendiklenni dile getirmişlerdi.

Kaynak: Bugün Gazetesi

Yorum yapın

Filed under aile hukuku, hukuk, isim değiştirme, isim değiştirme avukatı, soyisim değiştirme, soyisim değiştirme avukatı

İSİM VE SOYİSİM DEĞİŞTİRME DAVALARI HAKKINDA GENEL BİLGİLER

Adın değiştirilmesi iki şekilde söz konusu olabilir:

1. Kanundan ötürü değişme: Evlenme, boşanma, evliliğin iptali sonucunda kadının soyadının değişmesi, evlatlık sözleşmesiyle evlatlığın soyadının değişmesi, evlatlık ilişkisinin ortadan kalkması sonucunda evlatlığın evlat edinenin soyadını kullanma hakkını kaybederek eski soyadına dönmesi…

2. Mahkeme hükmüyle değiştirme: Medeni Kanun md 27’de adın değiştirilmesine sadece haklı sebeplerin olması ve bu sebeplerden dolayı hakimde ad değiştirmenin zorunluluğu ile ilgili bir kanaat oluşması durumunda izin verilmiştir.

Ad değiştirme davasını kim ya da kimler açabilir?

Ad değiştirme kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Bu yüzden tam ehliyetliler ve sınırlı ehliyetliler bu davayı bizzat kendileri açarlar. Sınırlı ehliyetsizler, bu davayı yasal temsilcilerinin rızalarıyla açabilirler. Tam ehliyetsizler ise bu davayı bizzat ya da yasal temsilcileri vasıtasıyla açamaz. Ancak çok önemli bir sebebin varlığı halinde yasal temsilcinin bu davayı açabileceği kabul edilmektedir.

Hangi haller haklı sebep teşkil eder?

Hangi hallerin haklı sebep sayılabileceğine hakim karar verir.Hakim bu kararı adın değiştirilmesini isteyen kimsenin kişisel, ekonomik ve ailevi menfaatlerini göz önünde bulundurarak karar verir. Bunlara örnek olarak ;

- gülünç ve çirkin anlamlar ifade eden adlar
– söylenmesi ve yazılması güç olan adlar
– din değiştirmeden dolayı değiştirilmek istenen adlar
– sahibi hakkında şüphe oluşturabilecek mahiyette olan adlar
– kişinin ülke içinde kötü şöhretle tanınmış bir aileye mensup olduğu izlenimini uyandıran adlar
– kişinin yabancı olduğu izlenimini uyandıran adların değişimi istemi haklı sebep olarak kabul edilmektedir.

Adın değiştirilmesi ile ilgili dava hangi mahkemede açılır?

Görevli ve yetkili mahkeme davayı açacak olan kişinin yerleşim yerinin bulunduğu Asliye Hukuk Mahkemesi’dir.

Adın değiştirilmesi davası herhangi bir süreye tabii midir?

Bu dava herhangi bir süreye tabii değildir.her zaman açılabilir.Ayrıca ad değiştirme davası yalnızca bir kere açılabilir.

Adın değiştirilmesi davası ile adın düzeltilmesi davası birbirinden farklı mahiyettedir. Adın düzeltilmesi davasında ad , nüfus kütüğüne yanlış yazılmıştır ve bu yüzden adın gerçek ve fiili duruma uygun olması için bu dava açılır. Adın düzeltilmesi davasının nüfus memurluğuna karşı açılması yeterlidir.

Adın değiştirilmesi davasında ise kütükte kayıtlı olan davacının gerçek adıdır ve davacı haklı sebeplere dayanarak adının değiştirilmesini istemektedir.

Adın değiştirilmesi davasını açabilmek için 18 yaşını bitirmiş olmak şart mı?

Bu hak kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğu için 18 yaşını bitirmemiş bile olsa algılama gücü olan kişiler bu davayı kendileri açabilirler.Kısıtlı olunmadığı sürece yasal temsilcinin rızasına da gerek yoktur. 18 yaşından büyük ya da küçük olmak davanın seyrine etki etmez.

Bir kişinin adını değiştirmesinden dolayı başkaları zarara uğramışsa bu kişilerin dava hakkı var mıdır? 

Adın değiştirildiğinin nüfus kütüğüne kaydı ve ilanı zorunludur. Bir kimse adını
değiştirerek başkalarının zarara uğramasına sebep olmuşsa örneğin başkasının ticaret ünvanını alarak onun üzerinden haksız kar elde etmeye çalışmışsa, adın değişmesinden zarar gören kişiler değişikliği öğrendikten itibaren 1 yıl içinde dava açarak adın değiştirilmesi kararının kaldırılmasını isteyebilirler.

3 Yorum

Filed under aile hukuku, hukuk, isim değiştirme, isim değiştirme avukatı, soyisim değiştirme, soyisim değiştirme avukatı

İRONİK BİR İSİM DEĞİŞTİRME DAVASI

(Yaşanmış gerçek bir olay ve olayın kahramanlarından Ruhsati TIRAŞ’ın anlatımı İbrahim KÜÇÜK tarafından kaleme alınmıştır.) 

İSİM DEĞİŞTİRME DAVASI

DAVACI       : Abuzer EKEN, Adıyaman İli Kahta İlçesi nüfusuna kayıtlı.

TANIKLAR : Ruhsati TIRAŞ – Selamun ELBİSTAN – Doğan DOĞAN – Nurtezem ATEŞ

YER              : Gaziantep Adliyesi

Polis Okulundan arkadaşım olan Abuzer EKEN, bir gün bana geldi ve dedi ki “ Millet benim ismimle dalga geçiyor, ben de bu isimden sıkıldım, bu nedenle ismimi değiştirmek istiyorum, bana şahitlik eder misin?” Ben de ‘’neden beni seçtin, bir sürü arkadaşın var’’ dedim. Üç kişi daha şahit bulmuş ve olayı kılıfına uydurmak için her şahidin bir özelliği varmış. Mesela ben aynı okulda okuyorduk diyecekmişim, kimisi de ben memleketten tanırım falan diyecekmiş. Kabul ettim ve aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum bana adliyeden bir yazı geldi, falan gün falan saatte mahkeme var gel diye. Aynı yazıdan diğer arkadaşlara da gelmiş ve biz olayın isim davası olduğunu anladık ve yalanları sıralamak üzere herkes o gün o saatte adliyeye gittik.

Her ihtimale karşı arkadaşa değişik soruları önce biz sorduk, işte ne bileyim kimisi dedi ki adını değiştiriyorsun ama yeni ismini ne koyacaksın filan gibi. Arkadaş sıkıldığı ismini Şahin olarak değiştirecekmiş. Birisi ile tanışırken ben polis Şahin diyecekmiş gür bir sesle. Ben polis Abuzer denince kafiye ve etkileme olmuyormuş güya. Ben ‘’neden adam gibi bir isim bulmuyorsun mesela Cenk, Buğra, Kaan filan gibi entel isim koy bari Şahin çok mu iyi’’ dedimse de o isimlerin memleketi ile bağdaşmadığını Kahta‘ dan Kaan maan çıkmaz, kimi uyutacağım gibi şeyler söylediğini duyduk.

Mübaşir önce arkadaşı içeriye çağırdı, Abuzer EKEN diye bağırdı ve bizimki içeriye girdi. Ardından sırasıyla Selamun ELBİSTAN, Nurtezem ATEŞ derken Doğan DOĞAN ve nihayet Ruhsati TIRAŞ. İçeriye girdiğimde tanık sandalyesinde yalanları sıralamış tayfa ellerini önüne bağlamış, ceketlerini iliklemiş ve yaşlı bir hakimin önünde adeta süt dökmüş kedi gibi bekliyorlardı. Yaşlı hakim bana gözlüklerinin üzerinden baktı. Hakimden çok da genç sayılmayacak bayan katip ağzına bakıyordu hakim beyin, acaba ben ne yazacağım dercesine…

Hakim gür ve oturaklı bir sesle bana sordu:

-   Adın??

-   Ruhsati

-   Ne saati??

-   Ruh saati efendim. Ama bitişik yazılıyor.

-   Soyadın ne??

-   Tıraş

-   Ne Tıraş’ı oğlum??

-   ……..

-   Yaz kızım…

Katibe yazmaya başladı.

-   Baba adın ne??

-   Esabilkef efendim.

-   Allah Allaahhh o nasıl isim oğlum??

-   Valla ben bilmem efendim, babamın adı yıllardır Esabilkef ‘tir.

-   Anne adın normal mi??

-   Evet efendim onun adı Ayşe.

-   Doğum yerin???

-   Bahçe.

Artık hakim her ne kadar adaleti temsil etse de bu komediye fazla dayanamadı ve gülmeye başladı.

Maksat espri olsun da hani hakim gülerken biz de yalanımızı söyleyip şu adamı Şahin yapıversek diye düşünürken hakim espriyi patlattı:

-   Ne bahçesi??

-   Bayağı bahçe işte efendim.

-   Hayır ben hastanede doğmuşum mesela, sen bahçede mi doğdun??

Muhabbet koyulaşsın diye ben de:

-   Evet efendim portakal bahçesinde doğmuşum, o nedenle doğum yerine Bahçe yazalım ayıp olur demişler diye espri yaptım. Daha sonra Osmaniye ilinde Bahçe diye bir ilçe olduğunu ve benim orada dünyaya geldiğimi söyledim.

Hakim de:

-  Başka böyle cins bir şeylerin var mı?  diye sorunca, aklıma memleketteki adresim geldi.

- Adresim de İslam Mahallesi Hanifi Caddesi efendim. ( Dini İslam, Mezhebi Hanifi gibi bir şey işte diye düşünmesi amacıyla )

Hakim bey bizim isim değiştirme davası için geldiğimizi hatırlatarak:

-  Bak arkadaşın ismini değiştirecekmiş, buraya kadar gelmişken senin şecereyi değiştirelim ne dersin diye sordu.

-  Değiştirmeyi düşünüyorum o nedenle önce burada arkadaş aracılığı ile tecrübe kazanayım da hani ileride belki ben de değişirim falan dedim.

…..

Bu arada yaşlı katibe hanım da kendinden geçmiş, gülmekten yazamaz hale gelmişti. Bizim az önce sıra sıra süt dökmüş kediler gibi duran arkadaşlar artık canavar yüzlerini göstermiş, kimisi katıla katıla gülmeye başlamış, kimisi hala olayı anlamadan mecburi tebessüm etmiş, kimisi de az önce ilikledikleri ceketlerinin düğmelerini açarak rahatlamışlardı. Bizim Şahin adayımızın ne durumda olduğunu siz düşünün artık. Derin bir oh çekmiş iyi yaaa bu duruşmada artık hakimi de kafaya aldık ki kızlarla tanışırken ben Şahin derim. Yoksa ortamı bulmuşken Şahin’den daha etkili başka bir isim varsa onu mu seçseydim diye düşüncelere dalmıştı.

Herkes katıla katıla gülerken Hakim bey olayın farkına vardı, suratını astı ve birden bize dönerek çıkıştı:

-  Siz benimle dalga mı geçiyorsunuz bu nedir? Şunlara bak biri doğan, biri şahin, biri selamunaleyküm, biri aleykümselam, biri zaten hepten sıyırmış. Hepiniz birbirinizi nasıl buldunuz böyle oğlum diyerek bize kızdı.

Hakim, Abuzer’e döndü ve ‘’şunlara bak, bu adamların isimleri senin isminden daha berbat, asıl bunların değiştirmesi lazım, hem sizin kafanızı kırmadan çıkın salondan, değiştirmiyorum isim misim’’ diyerek bizi kovdu.

Dışarıya çıktığımızda Selamun ELBİSTAN ‘’hep senin yüzünden ismi değiştirmedi oğlum, ne biçim ismin var’’ diyerek bana fırça atıyordu ki olaya el koydum ‘’Hadi benim isim berbat önce sen kendi ismine bak oğlum sanki senin ki çok mu düzgün’’ dedim…

Şu anda Abuzer Kars’ta çalışıyor ve telefonla görüştüğümde ismini değiştirmeyi düşünüp düşünmediğini sordum. İsmini değiştirmeyi düşünmediğini ve bizim isimleri ve bir de doğudaki adamların isimleri duyunca gerçekten Abuzer isminin çok güzel olduğunu anladığını ve dava açmaktan tamamen vazgeçtiğini söyledi.

1 Yorum

Filed under aile hukuku, hukuk, isim değiştirme, isim değiştirme avukatı, soyisim değiştirme, soyisim değiştirme avukatı

BABA TARAFINDAN DEĞİŞTİRİLEN SOYAD ÇOCUK TARAFINDAN TEKRAR DEĞİŞTİRİLEBİLİR Mİ?

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU
12.10.2011 E.2011/18-535 – K.2011/622 NUMARALI KARARI
DAVA VE KARAR:

Taraflar arasındaki “Nüfusta Soyadı Tashihi” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;

Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 29.04.2010 gün, 2010/56-155 Esas ve Karar sayılı kararın incelenmesi davalı Nüfus Müdürlüğü temsilcisi tarafından istenilmesi üzerine,

Yargıtay 18.Hukuk Dairesi’nin 23.09.2010  gün, 2010/7589-11739 Esas ve Karar sayılı ilamı ile;

(…Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacıların nüfus kütüğünde Kamış olan soyadının babaları tarafından Özücem olarak değiştirildiğini, akrabaları ile soyadlarının farklı hale geldiğini ileri sürerek, soyadlarının “Kamış” olarak değiştirilmesini istemiştir.

Davalı Nüfus Müdürlüğü temsilcisi yargılama sırasında, Nüfus Kanunu`na göre soyadı bir kez değiştirilebileceğinden davanın reddi gerektiğini savunmuş, davacıların soyadının ikinci kez değiştirilmesine ilişkin mahkeme kararını aynı gerekçe ile temyiz etmiştir.

4721 Sayılı Türk Medeni Yasasının 27. maddesi hükmü gereğince adın (bu bağlamda soyadın) değiştirilmesi, ancak haklı nedenlere dayanılarak hakimden istenebilir.
Böyle bir durumda 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Yasasının 36. maddesinin (a) bendinde öngörülen esaslar uyarınca yapılacak yargılama sonunda hakim, toplanan kanıtlara göre oluşacak sonuç doğrultusunda kararını verecektir. Burada hemen belirtmek gerekir ki 5490 Sayılı Yasanın 36. maddesinin (b) bendi ile nüfus kayıtlarının düzeltilmesi (değiştirilmesi)  davalarına bir sınırlama getirilmiş bulunmaktadır. Sözü edilen bu madde bendine göre “aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davası ancak bir kere açılabilir; soyadı değişikliğinde Nüfus Müdürlüğü eş ve ergin olmayan çocuklarınsoyadını da düzeltir.”

Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden, özellikle ilgili Nüfus Müdürlüğünden getirtilen aile nüfus kayıt tablosu içeriğinden; davacıların babası Ahmet Kamış`ın kendisine asaleten çocukları Kazım ve Salman`a velayeten açtığı Mersin 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.10.1993 gün ve 1993/716-663 sayılı dava ile Kamış olan soyadlarının “Özücem” olarak değiştirildiği anlaşılmaktadır.

Soyadı, aile adıdır. Türk Medeni Yasasının 321. maddesi hükmü uyarınca çocuk doğduğu anda ana ve baba evli ise ailenin, evli değilse ananın soyadını taşır. Babanın soyadının değişmesi ile ailenin (bu kişinin kendisi ile birlikte eşinin ve ergin olmayan çocukların da) soyadı düzeltilir.

Babanın açtığı soyadı (aile adı) değişikliğini içeren dava ile ergin olmayan çocuğun da soyadı değişmiş bulunduğundan, o çocuk ergin olduktan sonra aynı konuda (aile soyadının değiştirilmesi istemli) dava açamaz; buna 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Yasasının 36. maddesinin (b) bendi izin vermez.

Açıklanan tüm bu nedenlerle davacının soyadının değiştirilmesi istemli davanın reddi gerekirken, kabulü ile soyadının -istem gibi- değiştirilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir…)

gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI:Dava, soyadının düzeltilmesi istemine ilişkindir.

Davalı idare temsilcisi, bozma ilamında belirtilen gerekçe ile davanın reddini talep etmiştir.

Yerel mahkemece, davanın kabulüne dair verilen hüküm, davalı idare temsilcisinin temyizi üzerine Özel Dairece yukarıda açıklanan gerekçeyle bozulmuştur.

Yerel mahkemece önceki kararda ısrar edilmiş; hükmü, davalı idare temsilcisi temyize getirmiştir.

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; davacıların reşit olmadığı dönemde, babaları tarafından, mahkeme kararı ile soyadlarının değiştirildiği ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Yasası’nın 36/1-b maddesi gözetildiğinde, reşit olduktan sonra aynı konuya ilişkin olarak dava açıp açamayacakları noktasında toplanmaktadır.

Öncelikle, şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olan “soyadı”nın açıklanmasında fayda vardır:
Toplum içinde bir kişiyi diğerinden ayırmaya, o kişinin ferdi ailevi ve siyasi durumunu tayine yarayan birçok özellikleri vardır. Adı, yaşı, cinsiyeti, evlilik durumu gibi. İşte bu özelliklerin tümü, kişinin halini (statüsünü) belirtir.

Kişinin hali ve bunları meydana getiren unsurlar o kimsenin özellikleri olduğundan başkasına devredilemezler. Bir kişinin hüviyetinin tespitinde ilk bakılacak unsur ise o kişinin adı ve soyadıdır. Kişinin adı ve soyadı üzerindeki hak, kişilik haklarının bütün özelliklerini taşır ve mutlaktır; şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardan olup bir başkasına devredilemez.

Soyadı, nesilden nesile intikal eden ve bir kişinin bir soya bir aileye bağlılığını ifade eden addır ve ya nesep bağı ile ya evlenme ile ya da evlat edinme yolu ile yahut da idari kararla kazanılır. 24 Haziran 1934 tarihinde kabul edilen, 2 Temmuz 1934 günü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 2525 sayılı Soyadı Kanunu ile kişiye seçerek soyadı kazanma hakkı tanınmıştır.

Eldeki davada olduğu gibi, nesep bağı yoluyla soyadının kazanılmasında, evlilik içinde doğan çocuk doğar doğmaz babasının soyadını kazanır. Bu hüküm emredicidir, şu veya bu şekilde çocuğa başka bir soyadı verilmesi mümkün değildir.

Evlilik dışı çocuklardan babaları tarafından tanınanlar veya kişisel sonuçlarıyla babalığa hüküm alınarak babalarına gayrı sahih nesep bağıyla bağlananlar, babalarının soyadını alırlar. Evlilik dışı çocuğun nesebi ana bananın evlenmesiyle düzelmişse çocuk babasının soyadını alır. Evlilik dışı çocuk, babaya gayri sahih nesep yoluyla bağlanmamış ise veya nesebi düzelmemişse ananın soyadını alır. Ana başka bir erkekle evliyse çocuk anasının kızlık soyadını alır.

Soyadı, nüfus kütüğüne yazılmakla belirlenmiş olur. Bir kimse zorunlu olarak taşıdığı soyadını dilediği gibi ve dilediği zaman değiştiremez. Çarpışmakta olan toplumsal yararla kişisel yararın bağdaştırılması için soyadının değiştirilmesi ancak haklı bir sebep bulunması halinde mümkündür. Haklı sebeplerin neler olacağı konusunda belirlenmiş bir kural bulunmamakla birlikte, dürüstlük kuralına göre, kişinin o soyadını taşımamakta bir yararı varsa soyadının değiştirilmesine cevaz verilmelidir. Ancak, edebe aykırı ve gülünç kelime ya da kavramların, aşiret, yabancı ırk ve millet isimlerinin, rütbe ve memuriyet bildiren isimlerin soyadı olarak alınmasına izin verilmez.

Yukarıda da açıklandığı üzere, soyadı, şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardandır. Reşit olmayan bir çocuk, reşit olana kadar ailesoyadını kullanmak zorundadır ancak reşit olduktan sonra soyadını değiştirmek üzere dava açabilir.

Bir kişinin özellikleri, hak ve fiil ehliyeti, hürriyeti, bedeni ve manevi varlıkları onun kişiliğini meydana getirir. Kişilik, insanın insan olması dolayısıyla ayrılmaz bir biçimde sahip olduğu hakları içerir. Bunlar para ile ölçülemeyen, devredilemeyen ve mirasçıya geçmeyen mutlak haklardır. Hiçbir şekilde maddi değere sahip değildirler. Kişinin adı ve soyadı üzerindeki hakkı da münferit bir kişilik hakkıdır.

Şahsa sıkı sıkıya bağlı haklar, kural olarak, bizzat şahsın kendisi tarafından kullanılabilir. Bu nedenle de kanuni temsilci tarafından kullanılması mümkün değildir. Bu hakların kullanılmasına karar verme yetkisi kişidedir. İster idari, ister kanuni temsilciye bu yetkinin kullanılması bırakılamaz.
Açıklanan bu maddi hukuk kuralları, somut olay ortaya konularak değerlendirildiğinde;
Davacılar, reşit olmadıkları bir tarihte, Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1993/719-663 Esas ve Karar sayılı, 14.10.1993 günlü kararı ile babaları tarafından “Özücem” olarak değiştirilen soyadlarının, “Kamış” olarak değiştirilmesini talep etmişlerdir.

5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Yasası’nın 36/1-b maddesi ile, aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davasının ancak bir kere açılabileceği ve ad değişikliği halinde, Nüfus Müdürlüğü’nün bu kişinin çocuklarının baba ve ana adına ilişkin kaydı, soyadı değişikliğinde ise eş ve ergin olmayan çocukların soyadını da düzelteceği hüküm altına alınmıştır.

Her ne kadar madde metninde, nüfus kaydının düzeltilmesi davasının ancak bir kere açılabileceğinden bahsedilmiş ise de, davacıların babası tarafından açılan dava ile davacıların da dava açtığını kabul etmek, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme)`nin 6.maddesi ile 1982 Anayasası`nın 36. (Değişik: 03.10.2001-4709/14 md.) maddesinde düzenlenen “hak arama özgürlüğü” ilkelerine tezat teşkil edecektir.

Davacıların babası tarafından açılmış dava ile soyadlarının değişmesi halinde, davacılar tarafından açılmış bir davadan söz edilemez.
Soyadı değişikliğinin, aynı konuya ilişkin nüfus kaydının düzeltilmesi davasının ancak bir kere açılabileceği hükmü kapsamında değerlendirilmesi haklı nedenlerin varlığı halinde davacının dava açma hakkının engellemesi sonucunu doğurur ki, bunun kabulüne olanak yoktur.

Diğer taraftan reşit olmayan çocukların babalarının değiştirdiği soyadını reşit olana kadar kullanmaları zorunlu ve reşit olmadan açılan dava, ancak reşit olana kadar onları bağlayacağına göre, reşit olduktan sonra şahsa sıkı sıkıya bağlı haklarını kullanabilecekleri ve soyadının değiştirilmesini isteyebileceklerinin, kabulü gerekir.

O halde, Yerel Mahkemenin direnme kararı yerinde olup, işin esası incelenmek üzere dosya dairesine gönderilmelidir.

SONUÇ:

Yukarıda açıklanan nedenlerle, direnme kararı uygun olup; davalı Nüfus İdaresi temsilcisinin işin esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 18.HUKUK DAİRESİNE ( GÖNDERİLMESİNE ), oyçokluğu ile karar verildi.

Yorum yapın

Filed under aile hukuku, hukuk, isim değiştirme, isim değiştirme avukatı, soyisim değiştirme, soyisim değiştirme avukatı

İSMİNİ BEĞENMEYEN MAHKEMEYE KOŞUYOR

ADANA – İsim tashihi için haklı bir sebebin varlığı halinde, isminin değiştirilmesini talep eden kişi ikamet ettiği veya nüfusa kayıtlı olduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesinde, Nüfus İdaresi aleyhine dava açabiliyor. İsmini değiştirmek isteyen kişi reşit değil ve velayet altında ise velisinin onayı ile mahkemeye başvurabiliyor.

Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılan davalar tek celsede, gerektiğinde 2 şahitle sonuçlandırılabiliyor. Ancak, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 27’nci maddesinde “adın değiştirilmesi, ancak haklı sebeplere dayanılarak hakimden istenebilir” hükmü yer aldığından adını değiştirmek isteyenlerin haklı sebeplerinin bulunması gerekiyor.

Bu nedenler arasında, kişinin çevresinde başka bir isimle tanınması, ismini çok uzun, anlaşılmaz, itici ya da komik bulması sayılabiliyor. Ancak, rahatsızlık duyduğu ismi değiştirmek isteyenlerin avukatlık ücreti ve harçları  gözden çıkarması gerekiyor.

İsmini değiştirmek isteyenler yasa gereği bağlı oldukları nüfus idaresini dava ettiğinden duruşmalarda nüfus idaresinden de bir sorumlu bulunuyor. İsim değişikliği, yeni ismin nüfus idaresi yetkilisinin uygun bulmasının ardından karar altına alınabiliyor.

Hakimin kararının ardından isim tashihi davası kararı, nüfus idaresine bildirilerek, kayıtlarda gerekli düzeltmenin yapılması sağlanıyor. Bunun ardından kişi, nüfus idaresine başvurarak, nüfus cüzdanında da gerekli isim değişikliğinin yapılmasını sağlıyor.

DEĞİŞTİRİLMEK İSTENENLER
Değiştirilmek istenen isimler arasında çoğunlukla Abdulrezzak, Okşan, Satılmış ve İmdat gibi isimler bulunuyor. Hem kız hem de erkekler tarafından kullanılabilen isimler de değişiştirilmek istenenler arasında çoğunlukta yer alıyor.

Bazı ailelerin gelenek, görenek ve büyüğe saygı ifadesi olarak görmeleri nedeniyle çocuklarına, anne, baba, büyük baba ya da büyük annelerinin adlarını vermek istemesi de açılan dava sayısında etkili oluyor. Çocuk büyüdüğünde isminin “eski” olduğu gerekçesiyle beğenmemesi isim tashihi için dava açmasında önemli etken teşkil ediyor.

Adana Barosu Başkanı Av. Aziz Erbek ise ismin bir kişiye bağlı hakların başında geldiğini, yasaların da kişinin rahatsızlık duyduğu ismi değiştirmesine olanak tanıdığını belirtti.

İsim değiştirme yetkisinin mahkemelere verildiğini, ancak,mahkeme harçları ve yargılama masraflarının yüksek olduğunu kaydeden Erbek, bu yüzden bazı kişilerin beğenmediği isimle yaşamak zorunda kaldığını anlattı.

Erbek, harçların mutlaka yeniden düzenlenerek, günün koşullarına göre makul fiyatlara çekilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

KAYNAK: NTVMSNBC.COM

Yorum yapın

Filed under aile hukuku, hukuk, isim değiştirme, isim değiştirme avukatı, soyisim değiştirme, soyisim değiştirme avukatı

İSİM – SOYİSİM DEĞİŞTİRME(TASHİHİ) DAVASI

4721 Sayılı Medeni Kanun’ un 26. maddesi adın korunmasını, 27. maddesi ise adın değiştirilmesini düzenlemektedir. Hukuk sistemimiz bakımından, kişinin isim-soy isim değiştirebilmesi belirli şartlara bağlanmıştır. Oysa Anglosakson hukuk sistemini benimseyen ülkelerde isim değiştirmek, ekletmek veya düzeltmek daha kolaydır ve isim seçimi konusunda kişiye büyük özgürlük tanınmaktadır.

Medeni Kanun, kişinin isim ve/veya soy isminin değiştirilebilmesine hatta yeni bir isim ekletebilmesine veya kişinin birden fazla ismi var ise birini çıkartabilmesine cevaz vermiştir. Burada dikkat edilmesi gereken husus isim-soy isim değiştirme davası ile isim-soy isim düzeltme davası arasındaki farktır. Uygulamada, isim-soy isim düzeltme davasının genellikle isim ve soy isimdeki harf hatalarının varlığı nedeniyle açıldığı görülmektedir. Örneğin, Güler isminin nüfus kayıtlarında yanlış yazılarak Güller olarak kaydedilmesi.

İsim-soy isim değişikliği yapılabilmesi için haklı bir sebebin varlığı ve mahkemeye başvuru yapılması gereklidir. Haklı bir sebebin varlığı kavramı Medeni Kanun ile şart koşulmuş olmasına rağmen hangi sebeplerin haklı olarak nitelendirilebileceği Nüfus Kanunu ve Soyadı Kanunu içeriğinde yer almaktadır. İsim-soy isim değiştirebilmek için haklı sebep sayılabilecek olan haller;

  • İsim ve/veya soy ismin milli kültüre veya örf ve adetlere uygun olmaması
  • İsim ve/veya soy ismin kişinin itibarını zedeleyebilecek şekilde komik ve alay konusu yapılabilir veya çirkin anlama sahip olması
  • İsim ve/veya soy ismin gerek özel hayatta gerekse mesleki hayatta yanlış anlamalar doğurabilir olması
  • Kişinin özel hayatında veya iş hayatında başkaca bir isimle tanınıyor olması ve kimlikte yazan ismin sadece resmi işlemlerde mecburiyetten kullanılıyor olmasıdır.

İsim ve veya soy isim değiştirme(tashihi) davası kişinin ikametgâhının(yerleşim yerinin) bulunduğu Asliye Hukuk Mahkemesinde açılır. İsim-soyisim değiştirme davalarının yalnızca bir kereye mahsus olarak açılabileceğine ilişkin 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’ nun 36/1-b. maddesinin “Aynı konuya ilişkin olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davası ancak bir kere açılabilir.” biçimndeki birinci cümlesi Anayasa Mahkemesi’ nin 30.03.2012 tarihli kararıyla iptal edilmiştir. BÖYLELİKLE İSİM-SOYİSİM DEĞİŞTİRME(TASHİHİ) DAVALARI BİRDEN FAZLA KEZ AÇILABİLECEKTİR. Açılacak olan bu dava kişisel durumları etkilemez. Bu davada davalı taraf nüfus müdürlüğüdür. Dava neticesinde hâkim, vermiş olduğu değişiklik kararının gazetede ilan ettirilmesine ve ilgili nüfus müdürlüğüne tebliğine karar verir. Evlilik birliği içerisinde kocanın soy isminin değişmesi ile kadının(eşin) ve çocukların da soy ismi değişecektir.

İsim-soy isim değiştirme(tashihi) davasında 2 adet tanık gösterilmelidir. Bu tanıklardan en az bir tanesinin aile dışından olması mahkeme nezdinde yararlı olacaktır. Açılmış olan dava, herhangi bir aksilik olmadığı takdirde ilk celsede bitecektir. Bu süre yaklaşık 3 aydır. Dava avukat ile takip edilecekse çıkarılacak olan vekâletnamede ‘nüfus davaları açmaya, isim-soy isim değiştirmek için dava açmaya’ şeklindeki ibare mutlaka ekletilmelidir.

Kaynak: Av. Halil İbrahim Çelik – Av. Tuğsan Yılmaz

www.yilmazcelikhukuk.com

www.tugsanyilmaz.av.tr

Yorum yapın

Filed under aile hukuku, hukuk, isim değiştirme, isim değiştirme avukatı, soyisim değiştirme, soyisim değiştirme avukatı

İSİM-SOYİSİM DEĞİŞTİRME DAVASI HAKKINDA SIKÇA SORULAN SORULAR

ADIMI/SOYADIMI DEĞİŞTİRMEK İSTİYORUM, NE YAPMALIYIM?

Ebeveynler tarafından konulan ismin yahut babanın nüfus kütüğüne kayıt ile edinilen soyismin değiştirilmesi Medeni Kanun’ umuzun 27. maddesi uyarınca belirlenen şartlar mukabilinde dava yolu ile talep edilebilmektedir. Dava açılmaksızın herhangi bir kurum yahut kuruluşa başvuru ile isim-soyisim değişikliği söz konusu olamaz.

ADIMLA/SOYADIMLA DALGA GEÇİLİYOR, DEĞİŞTİREBİLİR MİYİM?

Dava yolu ile talep edilen ad/soyad değişikliğinin mahkemece kabul görebilmesi için haklı bir sebebin varlığı aranmaktadır. Haklı sebep olarak kabul edilebilecek haller ise;

  1. İsim ve/veya soy ismin milli kültüre veya örf ve adetlere uygun olmaması,
  2. İsim ve/veya soy ismin kişinin itibarını zedeleyebilecek şekilde komik ve alay konusu yapılabilir veya çirkin anlama sahip olması,
  3. İsim ve/veya soy ismin gerek özel hayatta gerekse mesleki hayatta yanlış anlamalar doğurabilir olması,
  4. Kişinin özel hayatında veya iş hayatında başkaca bir isimle tanınıyor olması ve kimlikte yazan ismin sadece resmi işlemlerde mecburiyetten kullanılıyor olmasıdır.

BİRDEN FAZLA İSMİM VAR VE ARKADAŞLARIM DALGA GEÇİYOR, BİRİNİN ÇIKARTILMASINI YAHUT DEĞİŞTİRİLMESİNİ TALEP EDEBİLİR MİYİM?

Örneğin, birden fazla isme sahip kişinin adının Ahmet Satılmış soyadının ise Ç….. olduğunu düşünelim. Satılmış isminin kişinin sosyal yahut iş çevresinde alay konusu edilmesine, aşağılanmasına ve bu nedenle psikolojisinin alt-üst olmasına sebebiyet verdiğinin kabulü halinde değişikliği yahut çıkartılması mümkün olabilmektedir.

DEĞİŞTİRMEK İSTEDİĞİM ADIMI/SOYADIMI KENDİM SEÇEBİLİR MİYİM?

Milli kültüre, örf ve adetlere, ahlaka ve adaba uygun olduğu müddetçe ad/soyad değişikliği davasında davacı kullanmak istediği adı/soyadı belirleyip mahkemeye dava dilekçesinde bildirebilmektedir.

AD/SOYAD DEĞİŞİKLİĞİ DAVASI HANGİ MAHKEMEDE AÇILIR?

Ad/soyad değişikliği talebini değerlendirmek ve karara bağlamakla görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi’ dir.

HAYATIMDA HİÇ ADLİYEYE GİTMEDİM DURUŞMAYA KATILMAK ZORUNDA MIYIM?

Vekil aracılığı ile yürütülen isim-soyisim değişikliği davalarında vekilin duruşmaya iştirak etmesi nedeniyle asilin(davacının) duruşmada hazır bulunma zorunluluğu yoktur.

TANIK BİLDİRMEK ZORUNDA MIYIM?

İsim yahut soyisim değişikliği talebiyle açılan davada davacının somut durumu göz önüne alınarak iki adet tanık bildirmekte fayda olacağı kanaatindeyiz.

AD/SOYAD DEĞİŞİKLİĞİ DAVASI NE KADAR SÜRER?

Ad/soyad değişikliği talebiyle açılan davada süreç mahkemelerin iş yoğunluğuna göre değişmektedir. Ad/soyad değişikliği istemli davada haklı bir nedenin varlığı, dosya kapsamsında yer alan bilgi ve belgelerin yeterliliği ile birlikte usuli işlemlerde herhangi bir noksanın bulunmaması durumunda isim-soyisim değişikliği davası tek celsede bitmektedir.

DAVA BİTER BİTMEZ ADIM YAHUT SOYADIM HEMEN DEĞİŞİR Mİ?

Ad/soyad değişikliği davasının mahkemece kabul edilmesi neticesinde gerekçeli karar yazılır ve temyiz süreci başlar. Temyiz için öngörülen yasal süre içerisinde verilmiş olan kararın temyiz edilmemesi durumunda karar kesinleşir ve kararın gazetede ilanı ile birlikte ilgili nüfus müdürlüğüne mahkemece gönderilir. İlgili nüfus müdürlüğü tebellüğ edilen mahkeme kararını nüfus kayıtlarına işler ve kişi yeni adının/soyadının bulunduğu nüfus kâğıdını teslim alabilir ve diğer kimliklerini de değiştirmek için ilgili kurumlara talepte bulunabilir.

İSİM-SOYİSİM DEĞİŞİKLİĞİ DAVASINI KENDİM AÇABİLİR MİYİM?

Sadece isim-soyisim değişikliği davası değil her türlü davanızı kendiniz açabilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken husus hukuki prosedürü, kanunları, işleyişi bilmemeniz nedeniyle hak kaybına uğrama riskinizin bulunduğudur. Dava dosyasını dönemsel olarak takip edemeyecekseniz, yapılan hukuki işlemleri yahut mantığını ve gerekliliğini yeterince anlayamıyorsanız ve davanızın gerekenden fazla uzamasına sebebiyet verecekseniz herhangi bir avukattan davanızı üstlenmesini talep etmenizde fayda vardır.

Kaynak: Av. Halil İbrahim Çelik – Av. Tuğsan Yılmaz

www.yilmazcelikhukuk.com

www.tugsanyilmaz.av.tr

Yorum yapın

Filed under aile hukuku, hukuk, isim değiştirme, isim değiştirme avukatı, soyisim değiştirme, soyisim değiştirme avukatı